Keşan Eğitici Bilişim Teknolojileri Formatörü

Aşure

26/10/2008 · Kategori: Boşnak Yemekleri


Türk mutfağının en meşakkatli ama en güzel tatlılarından biri olan aşureyi pişirme vakti geldi. Kurban Bayramı'ndan sonra gelen ay, "aşure ayı" olarak anılır. Her yıl Muharrem Ayı'nın 10. günü pişirilmeye başlanan aşure, Türk mutfağının en eski ve geleneksel tatlılarındandır. Aşure ayında her mutfakta aşure pişer. Hatta bir inanışa göre çok yoksul olan vatandaşların mutfağında bile en az bir cezve aşure pişirilmesi gerektiğine inanılır. Ayrıca bir diğer gelenek ise içine en az 7 farklı madde konulan aşurenin en az 7 kişiye dağıtılması gerektiği inanışıdır. Günümüzde de bu inanış halen birçok kesimde uygulanır. Komşulara ve yakınlara dağıtmak gelenekten sayıldığından dolayı da bolca pişirilir. Konu komşunun yaptığı bu aşure alışverişi elbette kendi içinde bir rekabeti de getirir. “Ustalık” mertebesine yükselmek için aşure bol malzemeli olmalı, rengi açık olmalıdır. Ama en zoru aşurenin kıvamını tutturmaktır. Ne koyu ne de sulu aşure hoş karşılanmaz.

Aşurenin ortaya çıkışı hakkında şöyle bir rivayet vardır: "Nuhun gemisi tufan dinip, Ağrı Dağı'na oturduğunda gemidekiler Allah'a şükretmek için, bir kutlama yapmak isterler. Fakat geminin yiyecek ambarları neredeyse boşalmak üzeredir. Bunun üzerine yiyecek olarak ne bulurlarsa hepsini biraraya getirip bir çorba pişirirler ve aşure ortaya çıkar". Bu nedenle aşure günümüzde 15 veya daha fazla malzeme çeşidinin birlikte pişirilmesiyle hazırlanır...

Tatlısı tuzlusu birçok malzemenin karışmasıyla böyle bir lezzetin ortaya çıkması ise oldukça ilginçtir. Bazı yörelerde kurban etinden bir parça saklanıp aşure yapılırken içine atılır. Dövme yerine veya dövmeyle karışık olarak pirinç kullanılabilir. Badem, fındık, kuşüzümü ile aşure zenginleştirilebilir. Beyaz fasulye ve nohut yanında, kuru bakla ve kuru börülce de katılabilir. Bazı yörelerde şeker yerine pekmez konur. Çorum yöresinde "Pekmezli Hedik" denen bu karışıma, Gaziantep'te anason eklenir. Ancak bu aşurenin rengini koyulaştıracaktır. Bazı yörelerde ise içine damla sakızı katılır.

Vakti zamanında Osmanlı döneminde ise saraylarda yapılan aşurenin içine bakın neler katılıyormuş. Saray aşurelerinin en ünlüsü, Sultan Mahmud II'nin zevcesi, Sultan Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Valide Sultan (öl.1883) hazırlatmış. Meşhur "süzme aşure"nin malzemesi ise şöyle: Buğday, beyaz şeker, göbek miski, razaki üzüm, çamfıstığı, çekirdeksiz üzüm, sakız baklası, Mısır hurması, börülce, yerli kırması çam fıstığı, nohut, kavrulmuş fındık içi, badem içi, gülsuyu, Konya'nın kuş üzümü, Sibirya tereyağı, pirinç unu ve nişasta... Bu malzemelerin çoğunu hayal bile edemiyoruz bugün, ancak düşünebiliyor musunuz, bu kadar seçilmiş yiyeceklerden nasıl lezzetli bir aşure yapıyordur?

Ayrıca aşure tam bir vitamin deposudur da. İçine kaç çeşit malzeme katılırsa katılsın, Türk mutfağının en besleyici tatlısı aşuredir. Tahıl ve kuru baklagiller birlikte kullanıldığı için protein, kuru meyveler kullanıldığı için de vitamin deposudur. Vitamin, protein ve mineral içeriği çok dengelidir. İçinde sadece bitkisel yağlar olduğu için kolesterol oranı sıfırdır. Enerji deposudur. B2, B1, C, A vitamininin yanı sıra bol miktarda demir, çinko, fosfor, kalsiyum ve sodyum içerir. Hazır gıdalar yerine çocuklara doğal olan bu tatlı bol bol yedirilmelidir.

Aşure, daha önce de söylediğimiz gibi oldukça zor bir tatlıdır... İşin püf noktalarını bilmezseniz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Aşure yapımında düdüklü tencere kullanacaksanız nohut, fasulye ve dövmeyi birlikte pişirebilirsiniz. Basınçlı olmayan tencerelerde pişme süresi kullanılan malzemenin cinsine ve kalitesine göre 1-2 saat arasında değişir. Ancak malzemelerin pişme şeklindeki farklılık nedeniyle, ayrı ayrı pişirmeniz daha uygun olacaktır. Aşure yaparken kestane, iç bakla ve nar kullanarak malzemenizi daha zengin tutabilirsiniz. Ayrıca şekeri erken koymamalısınız. Böylece buğdayın sertleşmesini önlersiniz.

Sizler için denenmiş bir aşure tarifi hazırladık. Ölçülerine uyarak yaptığınız bu tatlıyı yemeye doyamayacaksınız...

MALZEMELER:

  • 1,5 su bardağı aşurelik buğday
  • Yarım su bardağı nohut
  • Yarım su bardağı kuru fasulye
  • Yarım su bardağı kuru üzüm
  • 10–15 adet kuru kayısı
  • 1 su bardağı yer fıstığı
  • 7–8 adet kuru incir (ben evdekiler yemediği için tercih etmiyorum)
  • 1 adet elma
  • 2 su bardağı şeker
  • Tuz
  • 1 su bardağı iri çekilmiş ceviz ya da fındık içi
  • Tarçın
YAPILIŞI:
  1. Nohut ve kuru fasulyeyi 1 gece önceden aynı kapta ıslatın. Daha sonra suyunu süzüp, düdüklü tencereye aktarın. Üzerini iki parmak geçecek şekilde soğuk su ilave edip 30-35 dakika kadar kaynatın.
  2. Buğdayları güzelce yıkadıktan sonra suyunu süzün. Sıcak su ile akşamdan ıslatın. Bir tencereye aktarın. Buğdayların üzerine dört parmak geçecek şekilde soğuk su ile yumuşayana kadar kaynatın.
  3. Kayısı, üzüm ve inciri güzelce çöplerini ayıklayın ve yıkayın. Kayısıları tavla zarı büyüklüğünde doğrayın. Bir tencereye kayısı ve  üzümleri aktarın ve bunların üzerlerini iki parmak geçen soğuk su ile 10-15 dakika kadar kaynatın.
  4. Büyükçe bir tencereye kaynatılmış nohut ve fasulyeyi, buğdayı ve kuru meyvaları sularıyla beraber aktarın. Suyu yeterli değilse yeterince kaynamış su ilave edin. (Baklagillere sonradan ilave edilen soğuk su sertleştirir. Ben sulu yapıyorum. Sebebi  aşure piştikten 1 saat kadar sonra katılaşmaya başlıyor. Ayrıca biz sulu seviyoruz.)
  5. Tencerenin altını orta hararetli ateşe getirin. Kaynamaya başlayınca şekerini ilave edin. Şekerin miktarını kendi damak zevkinize göre ayarlayabilirdiniz. 10-15 dakika kadar daha kaynatın.
  6. Altını kapatın. Tavla zarı büyüklüğünde doğranmış elmaları, incirleri  ve yer fıstığını ilave edin. Bir çimdik tuz katın ve karıştırın. (koyu kıvamlı bir aşure isteyenler bu noktada 1 su bardağı soğuk su ile inceltilmiş 1 çorba kaşığı nişasta ilave edebilirler)
  7. Tarçın ve cevizi servis tabaklarına koyduktan sonra üzerine serpin. Eğer cevizi tencereye karıştırırsanız aşureniz kararır.

AFİYET OLSUN!


Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »